Küresel tahvil piyasaları, enflasyonist baskıların sürmesi ve merkez bankalarının faiz artırma politikaları nedeniyle satış baskısı altında kalıyor. Yükselen petrol fiyatları, enflasyon endişelerini artırarak ABD Merkez Bankası (Fed) gibi önde gelen kurumların para politikalarını sıkılaştırmasına yol açabileceği öngörülüyor.
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki artışlar, küresel borçlanma maliyetlerini yükseltirken hisse senedi değerlemeleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Bu hafta ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 ile 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Daha sonra faizler yüzde 5,28 seviyelerinde dengelendi.
Tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle dolar endeksi 102,2 ile Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Dolar endeksi haftayı yüzde 1 artışla 101,9 seviyesinde tamamladı. Fransa kaynaklı mali endişeler nedeniyle avroda görülen düşüş de doları destekledi.
Altının onsu, tahvil getirilerindeki sert yükselişler ve dolara olan talebin artmasıyla bu hafta yüzde 3,4 değer kaybederek 4.141 dolara indi. ABD’de tarım dışı istihdam eylülde 29 bin kişi artarak beklentilerin altında kaldı, işsizlik oranı ise yüzde 4,2’ye çıktı.
Tarım dışı istihdam verisinin ardından Fed’in ekim ayında faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 23’e indi. Fed’in yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ağustosta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 3 arttı. Bu veri piyasa beklentilerinin altında kaldı.
Analistler, ABD istihdam verisinin piyasalarda risk iştahını artırdığını ancak tahvil piyasasındaki satış baskısının etkisinin devam ettiğini belirtiyor. Gelecek hafta da tarım dışı istihdam verisinin etkileri izlenecek.
G7 liderleri, küresel enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) koordinasyonunda dizel ve diğer petrol rezervlerinden toplam 100 milyon varilin 4 ay içinde serbest bırakılmasına karar verdi. Bu gelişmelere rağmen Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı, haftalık bazda yüzde 3,5 artarak 102,3 dolara çıktı.
New York borsası haftayı karışık kapattı. Dow Jones endeksi yüzde 1,26, S&P 500 endeksi yüzde 0,27 değer kaybederken, Nasdaq endeksi yüzde 0,45 yükseldi. Gelecek hafta ABD’de hizmet sektörü PMI, dış ticaret dengesi, Fed toplantı tutanakları ve tüketici güven endeksi verileri açıklanacak.
Avrupa borsaları, artan enerji maliyetleri ve enflasyon endişeleri nedeniyle negatif seyretti. Avro Bölgesi’nde yıllık enflasyon yüzde 3,8 ile 3 yılın en yüksek seviyesini gördü. Fransa ve İngiltere’de tahvil faizlerindeki yükselişler kamu borcu endişelerini artırdı.
Asya borsaları Japonya hariç negatif bir seyir izledi. Yükselen tahvil getirileri ve petrol fiyatları risk iştahını baskıladı. Japonya’da Tokyo enflasyonunun artması, faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Çin hükümeti, ekonomideki yavaşlamayı sınırlamak için yeni destek politikaları duyurdu.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,88 düşüşle 12.270,18 puandan kapandı. Dolar/TL haftayı 49,1285 seviyesinde tamamladı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye sürecindeki fonlarda katılma payı sahiplerine ara ödeme yapılmasına karar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasasındaki sorunların çözümü ve karantina altına alınan şirketler hakkında açıklamalarda bulundu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), KOBİ kredileri için büyüme sınırını yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltti ve Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarını düşürdü. Gelecek hafta yurt içinde enflasyon ve sanayi üretimi verileri takip edilecek. Ekonomistler, eylül ayı yıllık enflasyonun yüzde 30,16’ya gerilemesini bekliyor.
Reklam & İşbrliği: [email protected]