DOLAR 16,1920 -0.96%
EURO 17,4658 -0.86%
ALTIN 964,40-0,79
BITCOIN 468757-0,85%
İstanbul
22°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Basın Bülteni

Basın Bülteni

25 Mayıs 2022 Çarşamba

Çırağan Sarayı Bahçelerinde Lüks Piknik Sezonu Başladı

Çırağan Sarayı Bahçelerinde Lüks Piknik Sezonu Başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul, 16 Mayıs 2022; Çırağan Sarayı’nın yemyeşil bahçelerinde Boğaz’ın hemen yanı başında ‘Lüks Piknik Deneyimi’ şehrin en renkli, keyifli ve bir o kadar da ihtişamlı piknik buluşmalarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Bu sezon da yemyeşil saray bahçelerinde, Boğaz’ın hemen yanı başında rengarenk bir konsept ile sunulan lüks piknik deneyimi açık havada olmanın tadını sevdikleriyle birlikte çıkarmak isteyenlere özel sunuluyor.

 

Enfes saray lezzetleriyle dolup taşan bir sofra, Çırağan Sarayı ekibinin benzersiz hizmet kalitesi ile bu lüks piknik deneyimi özel kutlamalar, doğum günleri, aile buluşmaları gibi etkinlikler için öne çıkıyor. Leziz peynir çeşitleri, Çırağan Sarayı fırınlarından çıkan taptaze ekmekler, et ve deniz mahsullü salatalar, çeşit çeşit sandviçler, sebze ve meze çeşitleri gibi sıcak ve soğuk aperatifler, damakları şenlendirecek birbirinden özel el yapımı tatlılar Boğaz’a karşı tadılmanın keyfini sunuyor.

 

Lüks piknik deneyimi saat 11:00-18:00 arası maksimum 3 saat boyunca servis edilmekte olup, minimum 6 kişilik rezervasyonlar için geçerlidir. Kişi başı fiyatı çay, kahve, meşrubatlar ve KDV dahil 1.780 TL’dir.

Devamını Oku

En Sık Alerjiye Neden Olan Besin: İnek Sütü

En Sık Alerjiye Neden Olan Besin: İnek Sütü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Besin Alerjisinin Görülme Oranı Gün Geçtikçe Artıyor

Besin alerjisinin gözlenme oranının kümülatif şekilde yükseldiğinin altını çizen Akçay, tüm bunların yanı sıra besin alerjisi öyküsüne dayanan alerjik reaksiyonların sebebiyet verdiği klinik tablolarda da artış yaşandığını belirterek, hastaların alerjik reaksiyonlarında kompleks durumların yaşandığını vurguladı.

 

En Sık Alerjiye Neden Olan Besin: İnek Sütü

Besin alerjilerini doğuran alerjik gıda türleri her ne kadar bulunulan coğrafya ekseninde değişse de ülkemizde besin alerjisini doğuran besinlerin başında gelen inek sütü alerjisini yumurta, ağaçta yetişen yemişler, yer fıstığı, soya, buğday, deniz ve kabuklu deniz ürünleri takip etmektedir. Birey yaşamının erken dönemlerinden itibaren reaksiyonlarını görünür kılan, alerjiye dayalı bir hastalık türüdür. Besin alerjileri; deri yüzeyinde ürtiker ve egzama şeklinde görülen, gastrointestinal sistem içerisinde kakada kan, kusma, ishal ya da gaz sancısı bulgularıyla gözlemlenebilmesinin yanında, alerjik rinit ve astım hastalıklarıyla vücuttaki birçok organ üzerinde kendisine etki alanı bulabilmektedir. En önemli tablo ise anaflaksi adı verilen durumdur ve yaşanması halinde acil müdahale elzemdir. Unutulmamalıdır ki besin alerjisi oranının yaş alımıyla beraber azalması göz önüne alındığında; yumurta ve inek sütü gibi sıklıkla gözlenebilen besin alerjilerinin neredeyse %90 oranında düzeldiği de kayıtlara geçen bulgular arasındadır.

 

Kuruyemiş, Yer Fıstığı Okullar ve Toplu Taşımalarda Yasaklanmalı

Özellikle kuruyemiş ve yer fıstığı alerjik şok reaksiyonlarının en önemli nedenleri olması ve 30 dakika gibi süre içinde ölümcül olabilmesi nedeniyle bu riskli gıdaların okullarda satılması ve toplu taşımalarda servis edilmesinin yasaklanması hayat kurtarıcı olabilir.

 

Alerji Testinin Önemi

Tanıların muhakkak gıdayla bir ilişkisi bulunmalıdır. Buna ek olarak, besin yanında gerçekleştirilecek deri testleri ve kanda besine özgül IgE seviyesinin kantitatif seviyesi yardımcı olacaktır. Asıl teşhis, yükleme testi olarak tanımlanan gıdanın diyetten çıkarılması sayesinde bulguların düzelmesi ve devamında çıkarılan besinin diyete tekrardan dahil edilmesiyle bulguların tekrar gün yüzüne çıkması sayesinde konulduğu, çocuklar üzerinde çok elzem olmayan besin eliminasyonunun gelişimi ve yaşam kalitesi üzerinde negatif etkiler yaratabilme potansiyelini göz önünde bulundurularak tanının, bir uzman tarafından konulması çok önemlidir.

Devamını Oku

FA Cup Finali yalnızca Tivibu’da

FA Cup Finali yalnızca Tivibu’da
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk Telekom’un dijital TV platformu Tivibu, sporseverlere birbirinden zengin içerikler sunmaya devam ediyor. Dünyanın dört bir yanından futbolseverlerin büyük bir heyecanla takip ettiği FA Cup Finali Liverpool – Chelsea mücadelesi Tivibu Spor 3’ten naklen ekranlara geliyor.

Tivibu’da kıran kırana final mücadelesi

Yarı finalde geçtiğimiz sezonun şampiyonu Manchaster City’i uzatmalarda gelen skorla 3-2 yenen Liverpool, 12 yılın ardından tekrar FA Cup finaline adını yazdırıyor. Geçtiğimiz sezonun FA Cup finalisti Chelsea ise Crystal Palace’ı 2-0 yenerek finale yeniden ortak oldu.

Sadece Tivibu’da

Türk Telekom’un dijital TV platformu Tivibu, FA Cup mücadelelerini ekrana taşımaya devam ediyor. 14 Mayıs Cumartesi günü oynanacak Liverpool – Chelsea FA Cup Final mücadelesi saat 18:45’te Wembley Stadı’ndan naklen ve sadece Tivibu’da yayınlanıyor.

 

Devamını Oku

Körlüğe neden olan Glokom’u doğru beslenerek önleyin

Körlüğe neden olan Glokom’u doğru beslenerek önleyin
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yükselen göz içi basıncının, görme sinirini tahrip etmesiyle başlayan Glokom, erken ark edilmemesi durumunda geri dönüşü olmayan görme kayıplarına ve hatta körlüğe sebep oluyor. Uzmanlar, gözde görme kaybı oluştuktan sonra geriye dönüş olmadığı için, glokomun erken teşhisinin oldukça önemli olduğunu belirtiyor. Hastalığın başlangıç döneminde genelde bireyler tarafından fark edilmemesi nedeniyle, uzun zaman sürecinde görme siniri yıpranmaya uğruyor.  Bu yıpranma, durumu hasta tarafından fark edildiğinde gözde meydana gelen hasar, onarılamaz düzeye ulaşabiliyor.

Sağlıklı yaşam alanında uluslararası referans kurumlardan en güncel bilgileri kamuoyunun dikkatine sunan Sabri Ülker Vakfı, glokom konusunda alınması gereken önlemleri sıralıyor.

Orta yaşın üzerindekiler dikkat etmeli 

35 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom geçmişi bulunanlar, sigara kullananlar, diyabet hastaları, şiddetli kansızlık hastalığı veya şok geçirmiş olanlar, hipertansiyon hastaları, yüksek derecede miyopisi veya hipermetropisi olanlar, uzun süre kortizon tedavisi görenler, migren ile mücadele edenler ve göz yaralanmasına maruz kalanların glokom açısından yüksek riski bulunuyor.

Ne kadar antioksidan, o kadar güçlü göz sağlığı! 

Antioksidan kaynağı zengin besinleri tüketmek göz sağlığına olumlu etki sunuyor. Amerikan Optometrik Derneği’nin göz sağlığı için önerdiği antioksidan kaynağı 5 bileşen şöyle:

Karotenoidlerden; Lutein ve Zeaksantin

Yapılan birçok araştırma, lutein ve zeaksantin’in kronik göz hastalıkları riskini azalttığını gösteriyor. Yapılan çalışmalar yüksek lutein ve zeaksantin alan kişilerin yeni katarakt geliştirme riskinin düşük olduğunu ortaya kouyuyor Koyu yeşil yapraklı sebzeler, lahana, bürüksel lahanası, kabak, brokoli, mısır, bezelye, bal kabağı, Trabzon hurması, muşmula, portakal, mandalina gibi diğer renkli meyve ve sebzeler göz sağlığı için faydalı birincil kaynaklar arasında yer alıyor.

C vitamini

Bilimsel kanıtlar, C vitamininin katarakt geliştirme riskini azalttığını ve diğer temel besinlerle birlikte alındığında, yaşa bağlı makula dejenerasyonunu ve görme keskinliği kaybının ilerlemesini yavaşlatabileceğini açıklıyor. Göz sağlığını desteklemek için günlük olarak C vitamini içeren portakal, mandalina, limon, greyfurt, çilek, böğürtlen, kivi, papaya, koyu yeşil yapraklı sebzeler, yeşil biber ve domates gibi besinleri tüketmek oldukça önemli.

E vitamini

Göz hücrelerini korumada oldukça etkili rol oynayan E vitamininin besin kaynakları arasında; bitkisel yağlar, fındık, antep fıstığı, ceviz, badem başta olmak üzere; sert kabuklu kuru yemişler, buğday tohumu ve tam buğday ve rüşeym katkılı undan yapılmış besinler bulunuyor.

Esansiyel yağ asitleri

Omega-3 yağ asitleri, uygun görsel gelişim ve retina fonksiyonu için büyük önem taşıyor. Prematüre ve zamanında doğan bebeklerde yapılan araştırmalar, optimal görsel gelişim için diyette yeterli miktarda omega-3 yağ asidi almanın gerekli olduğunu gösteriyor. Somon, ton balığı, hamsi, istavrit, barbun, mezgit, levrek ve diğer soğuk su balıkları, en iyi omega-3 yağ asitleri kaynakları arasında yer alıyor. Bu besinler aynı zamanda iltihaplanmayı azaltmaya, gözyaşı üretimini artırmaya ve gözün yağlı dış katmanını desteklemeye de yardımcı oluyor.

Çinko

Çinko, gözlerde koruyucu bir pigment olan melanin üretimi için karaciğerden retinaya A vitamini taşımada hayati bir rol oynuyor. Zayıf gece görüşü ve bulutlu katarakt gibi görme bozuklukları, çinko eksikliği ile ilişkilendiriliyor. Çinkonun besin kaynakları arasında kırmızı et, balık ve deniz ürünleri, fındık, ceviz, antep fıstığı gibi sert kabuklu kuruyemişler yer alıyor.

Devamını Oku

Hamilelikte tetanoz aşısı ikileminde son perde

Hamilelikte tetanoz aşısı ikileminde son perde
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mikrobu doğada yaygın bulunan ve önlenebilir bir hastalık olan tetanoz, yapılacak aşılar sayesinde önemli bir risk olmaktan çıkıyor. Özellikle de hamilelikte yapılan tetanoz aşısı, anne adaylarında oluşan antikorların bebeğe geçmesini sağlayarak güçlü bir koruma mekanizması yaratıyor. Bu noktada gebelerin tetanoz aşısı yaptırmakla ilgili soru işaretleri yaşamaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Mustafa Behram, gebelerin 28. haftada tetanoz ile birlikte difteri ve boğmaca aşılarının da yaptırılması gerektiğini vurguluyor.

Yenidoğan tetanozu bebek için ölümcül olabilir!

Geçmişte hiç tetanoz aşısı hiç yapılmamış veya üzerinden 10 yıldan fazla süre geçmiş olan gebelere tetanoz aşısını önerdiklerini söyleyen Doç. Dr. Mustafa Behram; “Tetanoz aşısı anne adaylarının korunması adına çok önemli olmakla birlikte bebekler için de hayati önem taşır. Çünkü doğumun gerçekleşmesinden hemen sonra göbek kordonunun steril ve temiz olmayan maddeler ile temas etmesi bu mikrobun bebeğe bulaşmasını doğurur. Bu noktada meydana gelebilecek yenidoğan tetanozu, bebek için öldürücü etkiye sahiptir. Böylesine riskli bir durumu önlemek içinse gebeliğin 3. ayın bitiminde aşı uygulaması yapılmalıdır. Gebe hiç aşılanmamışsa üç aydan sonra 4-8 hafta arayla 2 doz aşı yaptırılması önerilir” dedi.

Üçlü aşı, bebeği boğmacaya karşı da koruyor

Doç. Dr. Mustafa Behram; “Bizim TDAP olarak tanımladığımız üçlü aşı boğmacanın ölümcül olması veya önemli morbiditeye sahip olabilmesi sebebiyle bebeğe bulaşma riskini azaltmak için verilir. Maternal antikorların plasental transferi, bebeğin boğmacaya karşı pasif korunmasını için gereklidir. Kritik olan ilk iki ay boyunca antikorlar, bebeği boğmacaya karşı koruyacaktır” diye belirtti.

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.