Nöroloji Uzmanı ve Dünya Migrenle Savaşma Derneği (LTB) Başkanı Prof. Dr. Uludüz’e göre, migren dünyada ikinci, 50 yaş altında ise engelliliğe yol açan hastalıklar arasında birinci sırada yer alıyor. Türkiye’de ise ortalama her 6 kişiden biri migrenle mücadele ediyor.
Migren, yol açtığı ağrılar nedeniyle sosyal aktivitelerden kaçınma ve ilişkilerde gerginliklere sebep olabilir. Hastaların yakınları genellikle bu durumu tam olarak anlamakta zorlanır, bu da iletişim sorunlarına yol açar. Migren sadece hastayı değil, ailesini, iş yerini ve toplumu da etkileyen karmaşık bir tablodur.
Migren hastaları genellikle anlaşılmadıklarını ve çözüm aramaktan çekindiklerini ifade ederler. Bu durum, hastaların gerekli tedaviyi almakta gecikmelerine neden olabilir. Doğru bilgilerin yayılması, yanlış anlamaların ve önyargıların azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır.
17-24 Mart Dünya Baş Ağrısı Farkındalık Haftası kapsamında, migrenle mücadelede hastalara destek olmak amacıyla ‘Migren Dostu Hastaneler’ kampanyası başlatılmıştır. Bu projeyle hastalara doğru bilgilere ulaşmaları, destek olunması ve seslerinin duyulması hedeflenmektedir.
Migren, stres, açlık, yolculuk, hormon değişiklikleri, bazı gıdalar ve ışığa maruz kalındığında ortaya çıkabilir. Ağrı genellikle tek taraflı, zonklayıcı ve şiddetlidir. Migrenin belirtileri arasında bulantı, kusma, ışığa ve sese hassasiyet, koku hassasiyeti yer alır.
Migren, işgücü verimliliğini düşürebilir, sosyal etkinliklere katılımı sınırlayabilir ve anksiyeteye yol açabilir. Depresyon riskini artırabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Migren genellikle kadınlarda erkeklere göre daha yaygındır ve hormonlarla ilişkilendirilebilir.
Reklam & İşbrliği: [email protected]
Yorum Yap